NİSA-12, NİSA Suresi 12. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

MÜJDE!

KuranMeali.org Desktop

Kuran Meallerini Kıyasla Masaüstü 4.0 Çıktı!

KuranMeali.org websitesinin offline versiyonu olan 40 Kur'ân Meâli mukayeseli v3.0 ve v4.0 versiyonları çıktı. Yeni program ziyaretçi analizlerimiz göz önünde bulundurularak, iki sürüm olarak hazırlandı.

NİSA-12, NİSA Suresi 12. ayet için Kuran Meallerini Kıyasla

NİSA-12 için 40 meâl bulundu. Diyanet Vakfi (4/NİSÂ-12: Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.)
Sureler
Ayetler
وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ أَزْوَاجُكُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِن بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِينَ بِهَا أَوْ دَيْنٍ وَلَهُنَّ الرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّكُمْ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ الثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُم مِّن بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَا أَوْ دَيْنٍ وَإِن كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلاَلَةً أَو امْرَأَةٌ وَلَهُ أَخٌ أَوْ أُخْتٌ فَلِكُلِّ وَاحِدٍ مِّنْهُمَا السُّدُسُ فَإِن كَانُوَاْ أَكْثَرَ مِن ذَلِكَ فَهُمْ شُرَكَاء فِي الثُّلُثِ مِن بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصَى بِهَآ أَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَآرٍّ وَصِيَّةً مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٌ ﴿١٢﴾

Ve lekum nısfu mâ terake ezvâcukum in lem yekun lehunne veled(veledun), fe in kâne lehunne veledun fe lekumur rubuu mimmâ terakne min ba’di vasıyyetin yûsîne bihâ ev deyn(deynin). Ve lehunner rubuu mimmâ teraktum in lem yekun lekum veled(veledun), fe in kâne lekum veledun fe lehunnes sumunu mimmâ teraktum min ba’di vasıyyetin tûsûne bihâ ev deyn(deynin). Ve in kâne raculun yûrasu kelâleten ev imraetun ve lehû ahun ev uhtun fe li kulli vâhidin min humâs sudus(sudusu), fe in kânû eksera min zâlike fe hum şurakâu fîs sulusi min ba’di vasiyyetin yûsâ bihâ ev deynin gayra mudârr(mudârrin), vasıyyeten minallâh(minallâhi). Vallâhu alîmun halîm(halîmun).

1.ve lekum: ve sizin
2.nısfu: yarısı
3.mâ terake: bırakılan şeyler
4.ezvâcu-kum: sizin eşleriniz
5.in: eğer, ise
6.lem yekun: olmadı (yok)
7.lehunne: onların (kadınların)
8.veledun: veled, çocuk
9.fe: fakat
10.in kâne: eğer, ... oldu ise, ... ise (varsa)
11.lehunne: onların (kadınların)
12.veledun: veled, çocuk
13.fe lekum: o zaman sizindir
14.er rubuu: dörtte bir
15.mimmâ (min mâ ): şeyden, şeylerden
16.terakne: bıraktı
17.min ba'di: sonradan, sonra
18.vasıyyetin: vasiyet
19.yûsîne: vasiyet yerine getirilir
20.bi-hâ: onunla
21.ev: veya (ve de)
22.deynin: borç
23.ve lehunne: ve onların (kadınların)
24.er rubuu: dörtte bir
25.mimmâ (min mâ ): şeyden, şeylerden
26.teraktum: siz bıraktınız
27.in: eğer, ise
28.lem yekun: olmadı (yok)
29.lekum: sizin
30.veledun: veled, çocuk
31.fe: fakat
32.in kâne: eğer, ... oldu ise, ... ise (varsa)
33.lekum: sizin
34.veledun: veled, çocuk
35.fe lehunne: o zaman, o taktirde onlarındır (kadınlarındır)
36.es sumunu: sekizde bir
37.mimmâ (min mâ ): şeyden, şeylerden
38.teraktum: siz bıraktınız
39.min ba'di: sonradan, sonra
40.vasıyyetin: vasiyet
41.tûsûne: vasiyet edersiniz
42.bi-hâ: onunla
43.ev: veya
44.deynin: borç
45.ve in kâne: ve eğer, ... oldu ise, ... ise (varsa)
46.raculun: erkek
47.yûrasu: miras bırakılır
48.kelâleten: kişinin evlâdı veya anne ve babası olmaması (kardeşi, dayısı veya amcası gibi ikinci derece yakınların olması)
49.ev: veya
50.imraetun: kadın?, hanımı
51.ve lehu: ve onun
52.ahun: erkek kardeş
53.ev: veya
54.uhtun: kız kardeş
55.fe: o zaman, o taktirde
56.li kulli vâhidin: her biri için
57.min humâ: ikisinden
58.es sudusu: altıda bir
59.fe: o zaman, o taktirde
60.in kânû: eğer, ... oldu ise, ... ise (varsa)
61.eksera: daha çok
62.min zâlike: bundan
63.fe hum: o zaman onlar
64.şurakâu: ortaklar
65.fî es sulusi: üçte birinde, üçte birine
66.min ba'di: sonradan, sonra
67.vasiyyetin: vasiyet
68.yûsâ: vasiyet yerine getirilir
69.bi-hâ: onunla
70.ev: veya
71.deynin: borç
72.gayra: olmaksızın
73.mudârrin: zarar verici, darlığa düşürücü
74.vasıyyeten: vasiyet, emir
75.min allâhi: Allah'tan, Allah tarafından
76.ve allâhu: ve Allah
77.alîmun: alim, en iyi bilen
78.halîmun: halîm

İmam İskender Ali Mihr: Ve eğer eşlerinizin (kadınlarınızın) çocukları yoksa, onların bıraktıklarının yarısı sizindir. Fakat eğer onların (kadınların) çocukları varsa o zaman dörtte biri sizindir. (Bunlar) yapılan vasiyet veya (üzerindeki) borç ödendikten sonradır. Ve eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (kadınlarındır), fakat eğer çocuğunuz varsa o taktirde bıraktığınızın sekizde biri onlarındır (kadınlarındır). Bu da yaptığınız vasiyet veya borç (ödendikten) sonradır. Ve eğer miras bırakan erkek veya kadının evlâdı ve ana-babası olmayıp, erkek veya kızkardeşi varsa, bu taktirde ikisinden herbiri için altıda biridir. Fakat eğer bundan daha fazla iseler, o zaman onlar üçte bire ortaktırlar. Bunlar (kimseyi ) darlığa düşürmeden yapılan vasiyet ve de borç ödendikten sonradır. (İşte bunlar), (size) Allah tarafından vasiyettir. Ve Allah Alîm'dir, Halîm'dir.
Diyanet İşleri: Eğer çocukları yoksa, karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halîmdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)
Abdul Metin Saruhan: Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, ana, babası ve çocukları bulunmadığı halde (kelale şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kız kardeşi varsa, herbirine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak) tır. Bunlar Allah’tan size vasiyettir. Allah herşeyi hakkı ile bilendir, halimdir.

HİDAYETİ GİZLEYENLER RAPORLARI

Hidayet; insan ruhunun yaşarken Allah'a ulaşmasıdır. Hidayet, İslâm'ın en önemli kavramıdır. Çünkü bir insan ancak Allah'a ulaşmayı dilerse, Allahû Tealâ'nın cennetine girmeye hak kazanabilir. Hidayeti gizleyenler, Kur'ân'ın aslında olan "O'na ulaşır", "Allah'a ulaşmak" gibi ifadeleri meâllerinde değiştirerek Allah'a ulaşmayı gizleyen kişilerdir.

AHZÂB-72 için Hidayeti Gizleyenler Raporu

Ahzâb Suresinin 72. âyet-i kerimesi Allahû Tealâ'nın emaneti olan ruhu, sadece cahil ve zâlim olan(*) insanoğlunun üstlendiğini belirten bir âyettir. Ahzâb-72 ve Nisâ-58 "emanet" hususunda illiyet ...
Raporun devamı...
Abdulbaki Gölpınarlı: Çocukları yoksa zevcelerinizin, kalan mallarının yarısı sizindir. Çocukları varsa, vasiyeti yerine getirilip borcu ödendikten sonra dörtte biri sizin. Çocuğunuz yoksa sizden kalanın dörtte biri zevcelerinizin, çocuğunuz varsa, kalan maldan, vasiyet ettiğiniz şey yerine getirilip borcunuz ödendikten sonra sekizde biri onların. Mîras, çocuğu ve babası olmayan bir erkeğe, yahut kadına aitse ve onun da erkek, yahut kız kardeşi varsa her birinin hakkı, altıda birdir. Bunlar birden fazlaysa, mîrasçının vasiyeti yerine getirilip borcu ödendikten sonra kalan malın üçte birine ortak olurlar ve kimsenin de zarar görmemesi gerekir. Allah tarafından size öğüttür ve Allah her şeyi bilir, ceza vermede acele etmez.
Abdullah Parlıyan: Eğer hanımlarınızın çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bütün bunlar yaptıkları vasiyet ve üzerlerindeki borç ödenip yerine getirildikten sonradır. Eğer siz çocuk bırakmadan ölürseniz, bıraktığınızın dörtte biri karılarınızındır. Çocuğunuz varsa, bıraktıklarınızın sekizde biri karılarınızındır. Bu da yaptığınız vasiyet ve borcun ödenmesinden sonradır. Eğer varis olunan erkek veya kadının çocuğu ve babası yoksa ve onun erkek veya kız kardeşi bulunursa bunlardan her birinin hakkı altıda birdir. Eğer erkek ve kız kardeşler birden fazla iseler, üçte bir hisseye ortaktırlar. Bu da yapılan vasiyet ve borcun ödenmesinden sonradır. Bütün bunlar, mirascılar zarara uğratılmaksızın yerine getirilir. Bunlar Allah'tan size birer emirdir. Allah herşeyi bilen, cezayı geciktirse de ihmal etmeyendir.
Adem Uğur: Yapacakları vasiyetten ve borçtan sonra eşlerinizin, eğer çocukları yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Çocuğunuz yoksa, sizin de, yapacağınız vasiyetten ve borçtan sonra, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır (zevcelerinizindir). Çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Eğer bir erkek veya kadının, anababası ve çocukları bulunmadığı halde (kelâle şeklinde) malı mirasçılara kalırsa ve bir erkek yahut bir kızkardeşi varsa, her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar. (Bu taksim) yapılacak vasiyetten ve borçtan sonra, kimse zarara uğramaksızın (yapılacak)tır. Bunlar Allah'tan size vasiyettir. Allah her şeyi hakkıyle bilendir, halîmdir.
Ahmed Hulusi: (Erkekler); eğer çocukları yoksa karılarınızdan kalanın (miraslarının) yarısı sizindir; şayet çocukları varsa, içlerinden gelen şekilde yaptıkları vasiyetten ve borçlarından sonra (kalanın) dörtte biri sizindir. . . (Erkekler); eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri eşlerinizindir; şayet çocuğunuz varsa, içinizden doğan vasiyetten (hadise göre 1/3'ü aşmamalıdır vasiyet; Buhari, Müslim) ve borcunuzdan sonra (kalanın) sekizde biri onlarındır. . . Eğer (kendisine) vâris olunulan erkek veya kadın KELALE (ana-baba ve evlat mirasçısı yok) ise ve onun bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, bu iki kardeşten her birine altıda birdir. . . (Kardeşler) bundan çok ise, (bu takdirde) onlar, içlerinden gelene göre yapılmış bulunan vasiyetten ve borçtan sonra (kalanın) üçte birinde ortaktırlar. . . (Bu taksim) zarar verici de olmamalıdır. . . Allâh'tan bir vasiyettir (bu). . . Allâh Aliym'dir, Haliym'dir.
Ahmet Tekin: Yaptıkları vasiyet ve borçları terekeden düştükten sonra, eğer çocukları yoksa, eşlerinizin bıraktıklarının yarısı sizindir.
Çocukları varsa bıraktıklarının dörtte biri sizindir.
Çocuğunuz yoksa, yaptığınız vasiyet ve borcunuz terekeden düştükten sonra sizin de bıraktığınızın dörtte biri onlarındır, eşlerinizindir.
Çocuğunuz varsa, yaptığınız vasiyet yerine getirildikten veya borcunuz ödendikten sonra bıraktığınız mirasın sekizde biri onlarındır.
Bir erkek veya kadının ana-babası ve çocukları bulunmadığı durumda, kelâle olarak malı vârislere kalırsa, bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, her birine terekeden altıda bir pay düşer. Bundan fazla iseler üçte bire ortaktırlar.
Bu taksim, vasiyet ve borç terekeden düştükten sonra, kimse zarara uğratılmaksızın yapılacaktır.
Bunlar Allah tarafından bir emirdir. Allah her şeyi bilir, kudretli, âdil ve müsamahakârdır, fırsatlar ve imkânlar tanır.
Ahmet Varol: Hanımlarını